Anasayfa / Anasayfa / Çoruh Nehri Havza Rehabilitasyon Projesi 2019 Yılına Kadar Sürecek

Çoruh Nehri Havza Rehabilitasyon Projesi 2019 Yılına Kadar Sürecek

Artvin’de Çoruh Nehri Havza Rehabilitasyon Projesi 2019 Yılına Kadar Sürecek

İlimiz Artvin’i de kapsayan Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Japonya Uluslar Arası Kalkınma Ajansı (JICA) işbirliği ile yürütülmekte olan Çoruh Nehri Havza Rehabilitasyon Projesi 2019 Yılına Kadar Sürecek

Artvin’de 2016 yılında Çoruh Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi kapsamında uygulanan yatırımlar hakkında İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından açıklama yapıldı. İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünce yapılan açıklamada, “Bakanlığımız, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Japonya Uluslar Arası Kalkınma Ajansı (JICA) işbirliği ile yürütülmekte olan Çoruh Nehri Havza Rehabilitasyon Projesi 2012 yılında başlayan ve 2019 yılına kadar devam edecek olan 7 yıllık bir projedir” denildi.

Yapılan açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

Proje Uygulanan Yeler

“Yusufeli İlçesinde Alanbaşı, Bakırtepe, Çeltikdüzü, Kılıçkaya ve Köprügören Köylerini ihtiva eden 1 mikrohavza ile Yusufeli Bıçakçılar’ da Altıparmak, Balcılı, Özgüven, Demirdöven, Yüksekoba Köylerini ihtiva eden 1 mikrohavza, Şavşat İlçesinde Veliköy Köyünü ihtiva eden 1 mikrohavza ve Borçka İlçesinde Camili’ de Düzenli, Efeler, Kayalar, Maral, Uğur Köylerini ihtiva eden 1 mikrohavza olmak üzere 4 mikro havzadan oluşmaktadır.

Projenin Genel Amacı

Çoruh Nehri Havzasında entegre rehabilitasyon, bitki örtüsü, toprak ve su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve muhtelif gelir getirici faaliyetlerle geçimin iyileştirilmesi sayesinde doğal kaynakların korunması ve fakirliğin azaltılmasına katkıda bulunmaktır.Bu amaç doğrultusunda Bakanlığımızca Orman Dışı Meraların Rehabilitasyonu, Yem Bitkileri Yetiştiriciliği, Ahır Koşullarının İyileştirilmesi, Kapama Meyve Bahçeleri Tesisi konu başlıkları ile ilgili faaliyetler yürütülecektir. Projenin toplam maliyeti 781.912,47 TL olup proje bütçesinden 549.652,20 TL harcanmıştır.

Uygulanan Projeler

Yem Bitkileri Yetiştiriciliği kapsamında; 1500 kg yonca tohumu ile 6000 kg korunga tohumu satın alınmış olup Yusufeli mikrohavzasındakiAlanbaşı, Bakırtepe, Çeltikdüzü, Kılıçkaya ve Köprügören Köylerindeki çiftçilerimize dağıtılmıştır. Bu mikrohavzalarda 240 dekar alanda yonca üretimi ile 500 dekar alanda korunga üretimi gerçekleştirilmiş olup proje bütçesinden 56.999,70 TL harcama yapılmıştır.

Orman Dışı Mera Islahı Çalışmaları kapsamında; Yusufeli İlçesi Alanbaşı Köyünde 1 adet gölgelik ve hayvan barınağı, 1 adet çoban barınağı ve 1 adet güneş enerji sistemi kurulumu gerçekleştirilmiş olup proje bütçesinden 80.240,00 TL harcanmıştır.

Kapama Meyve Bahçeleri Tesisi kapsamında; Şavşat İlçesinde 1600 adet ceviz fidanı alımı gerçekleştirilerek 12 adet kapama meyve bahçesi ile Yusufeli İlçesinde 400 adet ceviz fidanı, 160 adet şeftali fidanı ve 500 adet beyaz dut fidanı alımı gerçekleştirilerek 13 adet kapama meyve bahçesi tesis edilmiş olup proje bütçesinden 293.248,10 TL harcama yapılmıştır.

Ahır Koşullarının İyileştirilmesi kapsamında ise; Yusufeli İlçesinde 30 çiftçimize 40.000 adet taban tuğlası, 500 adet otomatik hayvan suluğu, 30 adet tahliyeli süzgeç, 30 adet küresel vana ve redüksiyon, 360 metre boru, 500 adet içten dişli T dirsek, 90 adet normal T dirsek, 100 adet dirsek, 150 adet maşon, 500 adet boru kelepçe, 30 adet teflon bant alımı yapılmış olup proje bütçesinden 119.164,40 TL harcanmıştır.”

Proje Tarihçesi

Türkiye’de havza bazlı ilk çalışmalar; erozyon ve ağaçlandırma projeleri sel ve taşkın zararlarının azaltılması ve bu yolla mevcut barajların güvenliğinin sağlanması düşüncesi ile başlatılmıştır. Yukarı su havzalarında ilk uygulamalar toprak erozyonunun azaltılması, su akış rejimini düzenleyen tesisler ve ağaçlandırmalar olarak yapılmıştır. Bu arada doğal bitki örtüsünün korunması, mera alanlarında otlatmanın düzenlenmesiyle birlikte havzada yaşayan insanlara çeşitli destekler sağlanmıştır. Odun tüketiminin azaltılması amacıyla konutlarda yalıtımın artırılması tedbirleri geliştirilmiştir.

Birinci kuşak havza rehabilitasyon projesi olan ve Dünya Bankası destekli Doğu Anadolu Su Havzaları Rehabilitasyon Projesi’nde entegre katılımcı yaklaşım biçimi benimsenmiş ve yöre halkı ile birlikte devletin ilgili tüm birimlerinin birlikte çalıştığı proje yaklaşımı uygulanmıştır. Bu çalışmaların tamamı havzanın yukarı kısımlarını hedeflemiştir.

Doğal kaynakların korunması ve rehabilitasyonu hedef alınmış ve hedefe ulaşmak için yörede yaşayan halkın yaşam standardını yükseltmeyi amaçlayan gelir artırıcı faaliyetler ile halkın doğal kaynak korunması ve sürdürülebilir kullanımı konusunda eğitilmesi çalışmalarına yer verilmiştir. Yörede yaşayan insanlar eğitilirken ilgili kurumların kapasitelerinin artırılması da hedeflenmiştir.

İkinci kuşak entegre havza rehabilitasyon projesi olan Anadolu Su Havzaları Rehabilitasyon Projesi’nde havzanın tamamı dikkate alınarak seçilen mikro havzalarda doğal kaynakların korunması ve rehabilitasyonu ile gelir artırıcı faaliyetlerin entegrasyonu hedeflenmiştir. Halkın eğitimi ile birlikte ilgili kurumların kapasitelerinin artırılması hedeflenmiştir. Sürdürülebilir havza yönetiminde hayvansal faaliyetler ile tarımsal alanlarda kullanılan gübre ve pestisit kullanımından kaynaklanan yer altı ve yer üstü su kaynaklarının kirliliğinin azaltılarak dolayısı ile denizlere besleyici maddelerinin taşınmasının azaltılması planlanmıştır. Su kirliliğinin izlenmesi, organik tarım faaliyetlerinin desteklenmesi, bu çalışmaların ülke geneline yaygınlaştırılması ve AB nitrat direktifinin uygulanmasına katkı sağlanması amaçlanmıştır.

Çoruh Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi ise; Ülkenin farklı özelliklerine sahip bir bölgesinde önceki projelere benzer bir proje olup, bütün bu faaliyetlerin yanı sıra fosil yakıtların ve odunun yakıt olarak kullanımının azaltılması amacıyla yenilenebilir enerji kaynaklarından olan güneş enerjisi ve küçük ölçekli hidroelektrik sistemlerinin yaygınlaştırılması ve desteklenmesi hedeflenmiştir.

Havzadaki şiddetli erozyon sebebiyle, tamamlanmış, inşaatı devam eden ve planlanan baraj rezervuarlarının kısa sürede dolma ve ekonomik Ömürlerinin azalması riski güçlü bir şekilde vardır. Bundan dolayı bölgede havza rehabilitasyon çalışmalarının yapılması hedeflenmiştir.

Proje yöresel ve ulusal düzeyde gerekçeleri ile birlikte, gerek iklim değişikliği ve çölleşme/arazi bozulumu gibi küresel düzeydeki problemler ile de doğrudan ilişkilidir.

Projenin Gerekçesi

Çoruh Nehri Havzasındaki doğal kaynaklar, dik yamaçlar, sığ ve düşük verimlilikte toprak, az yağış, şiddetli ve uzun kışlar gibi doğa karakteristikleri nedeniyle bozulmuş ve bu bozulma yasa dışı ağaç kesimi, yanlış arazi kullanımı ve aşırı otlatma gibi insan faaliyetleriyle hızlandırılmıştır. Proje sahasında hızlı dışarı göç, kişi başına düşük GSMH, cinsiyet ayrılığı, kısıtlı gelir kaynakları ve benzeri sosyoekonomik şartlar bulunmaktadır. Ayrıca; Havzadaki şiddetli erozyon sebebiyle, tamamlanmış, inşaatı devam eden ve planlanan baraj rezervuarlarının kısa sürede dolma ve ekonomik ömürlerinin azalması riski güçlü bir şekilde vardır. Bundan dolayı bölgede havza rehabilitasyon çalışmalarının yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

Çığ ve sel gibi doğal felaketlerin en çok yaşandığı bölgelerden bir tanesidir.

Ulusal ormancılık politikasına göre doğal kaynakların orman köylüleri tarafından sürdürülebilir olmayan biçimde kullanımı azaltılmalıdır.

Doğal kaynakların bozulması ve fakirlik arasında bir kısır döngü bulunmaktadır. Doğal kaynakların bozulması köylülerin düşük verimde geçinmesine neden olmakta ve bu da halkın fakirliğini artırmaktadır. İnsanlar da doğal kaynaklara daha bağımlı hale gelmekte ve bu yüzden doğal kaynaklar daha da bozulmaktadır. Bu kısır döngünün kırılması gerekmektedir.

Türkiye’nin en yüksek politika ve planlama aracı olan 9. Kalkınma Planı (2007-2013), “Ekonomik ve Sosyal Kalkınma” ekseninde gelecek nesiller için doğa ve çevre korumanın önemi ve “Bölgesel Kalkınmanın Sağlanması” ekseninde bölgesel farklılığın azaltılması belirtmektedir.

Havza, zorlu topografyası ve iklimi nedeniyle Türkiye’deki en zarar görmüş bölgelerden biridir.

Doğal çevre koruma açısından, toprak muhafazası ve bozulmuş orman rehabilitasyonuna dair planlanan proje faaliyetleri ve bölgesel ayrılıkların ortadan kaldırılması için yaşamın iyileştirilmesi bileşeni önemlidir. Bu Proje iki ana bileşene odaklanmıştır ve kapasite geliştirme bileşenini hedeflenen alanların kurum personeli ile faydalanıcıları için eklemiştir, böylece Proje Kalkınma Planının doğrultusunda planlanmış ve proje çıktılarını sürdürebilmek için tedbir olarak kurumsallaştırılmıştır. Projenin etkilerinin uzun vadede bölgeden dışarı göçü de yavaşlatmaya yardımcı olması beklenmektedir.

Projede yöresel ve ulusal düzeyde gerekçeleri ile birlikte, gerek iklim değişikliği ve çölleşme/arazi bozulumu gibi küresel düzeydeki problemler ile de doğrudan ilişkilidir.

Küresel Düzeyde Analizi:

Küresel düzeyde en önemli çevre problemleri arasında toprakların bozulması sonucunda oluşan çölleşme, sanayileşmenin getirmiş olduğu iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilikteki azalmalardır. Bu amaçla Birleşmiş Milletler tarafından bütün devletlerin ilgisini çekmek amacıyla üç adet sözleşme hazırlanmış ve ülkemizde bunlara taraf olmuştur. Bunlar “İklim Değişikliği”, “Biyolojik Çeşitlik” ve “Çölleşme ile Mücadele Sözleşmeleridir. Her üç sözleşmenin temel ortak noktaları toprakların ve doğal kaynakların korunması ve rehabilitasyondur. Çölleşme ile mücadele sözleşmesinin dört temel stratejisi vardır. Bunlar, “Bozulmuş olan ekosistemlerin rehabilitasyonu, yaşam seviyesinin geliştirilmesi, yerel faaliyetler ile küresel faydalar elde etmek ve bilinç yaratmaktır. Yine dünyamızı ve ülkemizi tehdit eden en önemli sorunlardan olan küresel ısınma ve iklim değişikliği ile mücadele  yöntemlerinin başında orman ve mera alanlarının rehabilite edilmesi ve artırılması, toprakların korunması yolu ile karbon yutakları oluşturarak yeryüzündeki karbon tutumunun artırılmasıdır. Ayrıca biyolojik çeşitlilikten bahsedilebilinmesi için öncelikle toprağın korunması gerekmektedir.

Proje uygulamaları ile doğal kaynaklar korunacak ve geliştirilecek yerel toplumunda yaşam seviyesi yükseltilmesi ile birlikte en önemli çevre problemleri olan çölleşme, iklim değişikliği ile de mücadele edilmiş ve küresel faydalar sağlanmış olacaktır.

Ulusal ve bölgesel düzeyde ihtiyaç analizi

Çoruh Nehri Havzasındaki doğal kaynaklar dik yamaçlar, sığ ve düşük verimlilikte toprak, az yağış, şiddetli ve uzun kışlar gibi doğa karakteristikleri nedeniyle bozulmuş ve bu bozulma yasa dışı ağaç kesimi ve aşırı otlatma gibi insan faaliyetleriyle hızlandırılmıştır. Bu tür insan faaliyetleri, hızlı dışarı göç, kişi başına düşük GMH, cinsiyet ayrılığı, kısıtlı gelir kaynakları ve benzeri sosyoekonomik şartlar nedeniyle ortaya çıkmıştır. 9. Kalkınma Planı (2007-2013) Türkiye’deki en yüksek politika aracı, beş ekonomik ve sosyal kalkınma ekseninde gelecek nesiller için doğa ve çevre korumanın önemini belirtmektedir (Rekabeti Arttırma) ve bölgesel ayrılığın azaltılması için “Bölgesel Kalkınmanın Sağlanması” da başka bir eksendir. Doğal çevre koruma açısından, toprak muhafazası ve bozulmuş orman rehabilitasyonuna dair planlanan proje faaliyetleri oldukça önemlidir ve bölgesel ayrılıkların ortadan kaldırılması için yaşamın iyileştirilmesi bileşeni önemlidir. Bu Proje iki ana bileşene odaklanmıştır ve kapasite geliştirme bileşenini hedeflenen alanların kurum personeli ile faydalanıcıları için eklemiştir, böylece Proje Kalkınma Planının doğrultusunda planlanmış ve proje çıktılarını sürdürebilmek için tedbir olarak kurumsallaştırılmıştır. Projenin etkilerinin uzun vadede bölgeden dışarı göçü de yavaşlatmaya yardımcı olması beklenmektedir.

Bu arada ÇOB ile JICA tarafından Eylül 200-Ocak 2004 arasında yürütülen “Çoruh Nehrinde Katılımcı Havza Rehabilitasyonu Master Plan Çalışması (M/P)” aşağıda belirtildiği üzere Çoruh Nehri havzasının seçilmesinde 3 ana neden öne sürmektedir;

  1. Tamamlanmış, inşaatı devam eden ve planlanan barajlar, rezervuarlara siltasyonun azaltılması için havza rehabilitasyonuna ihtiyaç duymaktadır.
  2. Havza, zorlu topografyası ve iklimi nedeniyle Türkiye’deki en fakir ve en zarar görmüş bölgelerden biridir.
  3. Türk Hükümetinin öncelikli politikasına göre doğal kaynakların orman köylüleri tarafından sürdürülebilir olmayan biçimde kullanımı azaltılmalıdır.

Aynı zamanda doğal kaynakların bozulması ve fakirlik arasındaki kısır döngüyü de incelemektedir. doğal kaynakların bozulması köylülerin düşük verimde geçinmesine neden olmakta ve bu da halkın fakirliğini artırmaktadır. İnsanlar da doğal kaynaklara daha bağımlı hale gelmekte ve bu yüzden doğal kaynaklar daha da bozulmaktadır.

Doğal kaynak tahribatı ve fakirlik kısır döngüsü

İnsan faaliyetleri doğal kaynak tahribatında önemli rol oynamaktadır, bu sebeple yerel halk şu anda tahribatın kurbanları durumunda ama aynı zamanda şartlar iyileştirildiği zaman faydalanıcı konumuna da geleceklerdir. Yerel halkın rolü, doğal kaynakların değerini muhafaza etmek için önemlidir. Bu sebeple, köylülerin sosyoekonomik durumları ile doğal kaynaklar arasındaki bağlantıyı anlamaları ve doğal kaynaklarını iyileştirmede önemli göreve sahip olduklarını bilmeleri oldukça önemlidir. Böylesine bir durumu maddeleştirirken katılımcı bir yaklaşım benimsenmesi uygundur ve sürdürülebilirlik ancak bu şekilde güvenceye alınabilir. Ayrıntılı MH planlama ve tasarımı (A/T) gerçek uygulamadan önce Projedeki her bir MH için yapılacaktır. A/T süresince, köylülere yeterli bilgi verilecektir ve onlar da planlama aşamasından itibaren projeye dahil olacaklar ve böylece faydalanıcıların katımı güvenceye alınmış olacaktır.

Projenin doğrudan faydalanıcıları doğal kaynaklar için rehabilitasyon işlerinin yürütüldüğü köylerde yaşayan hedeflenen halktır. Genel olarak, ana geçim kaynakları, hayvancılık, tarım emekli aylığı ve yevmiyedir. M/P yoğun görüşmeler sonucunda yerel halkın sıkıntı ve ihtiyaçlarını ortaya koymuş, doğal kaynak rehabilitasyonu ve yönetimi ile yaşam/geçim iyileştirme konuları üzerine odaklanmıştır, M/P’de köylüler tarafından öne sürülen ihtiyaçlar

Doğal kaynak rehabilitasyonu ve yönetimi; yasadışı kesimlerle orman tahribatının azaltılması, alternatif enerji kaynakları, doğal afetlerin azalması (örn. sel, çığ, heyelan), toprak erozyonunun azalması, mera kaynaklarının verimli kullanımı, daha ucuz yem.

Yaşamın iyileştirilmesi;  Hayvancılıkta ve mahsullerde verimlilik ve kar artışı, Pazarlama desteği, Hayvancılık ve tarım için kredi desteği, Yeterli veterinerlik hizmetleri, Sulamanın iyileştirilmesi, Tarım alanında teknik ve bilgi desteği, Daha ucuz gübre, Pestisit ve hastalıklardan korunma, Zirai makinelerin kullanımı, Yeterli iş gücü, Yeterli uygun arazi, Yeterli hayvan sayısı, Yüksek toprak verimi.

Bu ihtiyaçların önemi aynı zamanda fizibilite çalışmasındaki saha araştırmalarında da doğrulanmıştır. Çalıştaylara katılanlar, genellikle muhtarlar, işbirliğine oldukça açık ve Projenin uygulanması hususunda olumluydular. Bazı muhtarlar dört yıl önce M/P çalışmalarına katkıda bulunanlar, çok katkıda bulunmalarına rağmen projenin uzun süredir başlamamasından şikayetçi oldular. Bu ifadeler Proje için hala istekli olduklarını göstermektedir.

Proje bu ihtiyaçların çoğunu karşılayan faaliyetler içermektedir, proje bileşenleri yerel halkın ihtiyaçlarıyla ilgilidir.

Geçim/yaşam iyileştirme bileşenindeki faaliyetler için, Projenin ilk aşamasında potansiyel ürünlerin promosyonunun yapılması için tüm Çoruh Nehri havzasını kapsayan pazar araştırması yapılacaktır. Bunun yanı sıra, proje faaliyetlerinin ve miktarlarının ihtiyaç analizi A/T süresince her bir seçilmiş MH’de yürütülecektir. Bu araştırmalarda yaşam iyileştirme faaliyetleri için ileriye dönük talepler de açıklığa kavuşmuş olacaktır, ancak yüksek potansiyel şu anda faaliyetlerin seçilmesi için kriterlerden biridir, hepsinin ileriye dönük beklenen talepleri vardır. Örneğin, besi ve bal üretimi talebi gelecekte hala yüksek olacaktır, çünkü hayvancılık ve arıcılığın önemi bölgenin coğrafi ve doğal şartlarından gelmektedir.

Projeden Beklenenler

Havza topraklarının erozyondan korunması:Çoruh nehri havzasında erozyonla yıllık ortalama 240 ton/km2 toprak taşınmaktadır. Uygulama yapılacak olan mikro havzalarda toprak taşınımında %80 oranında azalma sağlanması hedeflenmektedir.

Toprak verimliliğinin arttırılması: Proje faaliyetleri ile;Kurtarılan üst toprak miktarı (8-25. yıllar arası): 77,376 ton/yıl, Kurtarılan besinin yaklaşık miktarı: 1,548 ton/yıl, Bir ton besinin ortalama değeri (gübre) = 500 TL/kg, Kurtarılan besinin yıllık değeri: 773,760 TL/yıl olacaktır.

Yerleşim alanları, yollar ve altyapı tesislerinin sellerden ve diğer doğal afetlerden korunması, Altyapı ve aşağı havzadaki tamir/restorasyon masraflarında Projenin 8. yılından itibaren yıllık tasarruf 3.4 milyon TL olacaktır.

Meraların verimliliğinin artırılması: Proje uygulanan alanlardaki meraların kullanımının yıllık ortalama değeri, uygulama yapılmayan alanlardakinden %87 fazla, 25 yıllık toplam değeri ise %50 fazla olacaktır.

Sedimentin azaltılması suretiyle barajların ekonomik ömrü uzayacaktır: Çoruh Nehri Havzasındaki stratejik öneme sahip hidroelektrik enerji üreten barajların ve sulama altyapısının ekonomik ömrü uzayacaktır.

Ormanlık alanlarda oluşan biyokütle ve karbon emiliminin değeri artacaktır: Yıllık ortalama karbon emiliminin tahmini toplam değeri (8-25. yıl arası) 382,480 TL/yıl olacaktır.

Proje ile bölgede yaşayan insanlara yeni iş imkânları sağlanacaktır: Proje bütçesinin %56 sı istihdam amaçlı olarak kullanılacaktır. İşçi ihtiyacının tahminen %60’ı bölgeden karşılanacaktır. Projenin ıslah faaliyetlerinin yaratacağı iş imkânı tahminen yaklaşık 504,434 iş günü olup, bu da 1,681 iş yılına karşılık gelmektedir. 300,000 iş günü/1000 iş-yılı yerel köylülerce kullanılacaktır.

Bölgedeki yakacak odun tüketiminde tasarruf sağlayacak uygulamalarla ormanlar üzerindeki baskı azalacaktır: 10 yıllık bir dönemde ısı etkili 800 sobayla, yaklaşık 48,500 m3, 400 adet güneş enerjisi sistemiyle de 4.500 m3 odun tasarruf edilebilecektir ki bu da ortalama 240,000 ağacın yakacak olarak kesilmemesi demektir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir