Anasayfa / Anasayfa / Bu Kadar Bölünme Gereksiz Tek Vakıf, Tek Federasyon Olabilir

Bu Kadar Bölünme Gereksiz Tek Vakıf, Tek Federasyon Olabilir

Artvin Dernekler Federasyonu Başkanı Ferman Erşahin: “Ben degil biz” diyen herkese büyük davet!

Artvin derneklerinin fazlalığının yarattığı kaosu sonlandırmak için ARDEF Başkanı Ferman Erşahin’den bir öneri geldi.

Artvin Dernekler Federasyonu Başkanı Ferman Erşahin ile yaptığımız o röportaj…

Ne iş yapıyorsunuz?

Türkiye genelinde inşaat alanında hizmet veriyoruz. Ağırlıklı olarak iklimlendirme, ısıtma-soğutma, havalandırma, klima işi yapıyoruz. Proje ve imalat olarak iki kısımda çalışıyoruz. Üniversite binası, Yurt ve şimdi de konut projesi ile 3 yıldır inşaat sektöründe hizmet veriyoruz. Projenin durumuna göre de 50-70 kişiye istihdam sağlıyoruz. Bartın ve Artvin ilinin isale hattını yapıyoruz.

STK’larla ilişkiniz nasıl başladı?

Köy derneğim olan Bertalılar Derneği’nde önce üye, sonrasında yönetime girerek, memleketimin insanına hizmet vermeye başladık. İşlerimden dolayı bir süre ara verdim. Sonrasında ise Dernek Başkanlığı ile tekrar göreve geldim. ARDEF kurulunca, dernek olarak üye olduk, bu vesileyle de ARDEF yönetimine girmiş oldum. İlk dönem sonrası, Federasyondaki arkadaşlarımız 2. Dönem için beni başkan seçtiler. ARDEF’in amaçları doğrultusunda hizmetlerimizi sürdürüyoruz.

İstanbul’daki Artvin Dernekleri vakıfları ve federasyonları ile dağınık haldeler. 5 yıl içinde de 4 Federasyon oluştu. ARDEF ilk federasyon olarak karşımıza çıktı. Bize kuruluş ve misyonunuzu anlatır mısınız?

Evet, İstanbul’da kurulmuş ilk federasyon ARDEF’tir. Artvin insanı bağımsız, özgür ve lider ruhludur. Eksik gördüğü noktaları tamamlama vesilesiyle kendi başına hareket etme özelliğini taşıyan halkımız var. İnsanız, hatalarımız olacaktır. Yeter ki yanlışlarımız olmasın kimseye. Hatalar düzeltilir. İçinde bulunduğu STK’da kendi beklentisi, isteği ve amaca yönelik eylemler olmamış olabilir. Bu eksiklikleri gidermek için kendisi gibi düşünenlerle yola çıkma gayesi amacıyla yeni Federasyonlar kurulmuş olabilir. Ama biz, söylemimizde de eylemlerimizde de “Biz” görüyoruz. Ötekileştirme gayesi hiç olmamıştır. Genelde STK’lara baktığımızda birçoğunun gereksiz olduğunu görüyoruz. Gereksiz derken hizmet, amaç ve hedef aynı ise “Bir çatı altında toplanılabilir” demek istiyorum. Mutlaka bir gereklilikten dolayı kurulmuş olan STK’lara bir diyeceğim olmaz, olamaz. ARDEF olarak, kurum, kuruluş ve yöneticilerine, hemşehrilerimize saygıda kusur etmedik, etmeyeceğiz. Her STK’ya saygı duyuyoruz. Hazırladıkları çalışmalarda bulunmaktan, ortak hizmet vermekten gurur duyuyoruz. Köy dernekleri olarak bakıldığında bir noktada gerekli olduklarını söyleyebilirim. Bu ayrımcılık anlamına gelmez. Vakıf ve Federasyon olarak çoğalmak bölünmenin göstergesi olarak görüyorum. Bu kadar bölünmeye gerek yok diye düşünüyorum. Tek Vakıf, tek Federasyon olabilir. Bu STK’ların bu kadar çoğalmasını, birçok durumun bu noktaya getirmiştir diye düşünüyorum. İleride beklentimiz bir Konfederasyon çatısı altında birleşmek. Bugünü düşünmek gerekir. Geriye doğru bakmak artık gereksiz.

ARDEF, Artvin sorunlarına nasıl bakıyor? Çözüm noktasında neredesiniz?

Gerçek anlamda çalışan STK sayısı bir elin beş parmağını geçmez. Yeri, düzeni, toplantı merkezleri olan STK’lara bakmak gerekir. Sadece defter üzerinde olan STK’ları görmemek gerekir. Onların amaç ve çalışmaları belli. Tüm bu STK’lara bakınca ARDEF her şeyiyle oturmuş bir kurum olarak gözler önüne geliyor. Öncesinde bir varoluş mücadelesi vermiş. Katılımcı derneklerin bir arada olacağı merkezi bir yerin temini noktasında önceki yönetim ciddi uğraşlar vermiş. Ciddi maddi boyutları var. Bugünkü noktaya getirmişler. Bizler bu çatı altında toplanmayı sağlayarak birlik ve beraberliğimizi yaşatıyoruz. Birlikteliğimizin gücü ile asli görevimiz olan Artvin’in sorunları ve çözümü noktasında yapılması gerekenleri gündeme alıyoruz. İlimizle ilgili eğitim, sağlık, göç, madencilik, yaylacılık kültürünü inceleyen ve bunu Akademik düzeyde gündeme getiren bir dizi panel ve toplantılar yapacağız. Konunun uzmanlarına danışacağız. “Her Şey Artvin İçin” sloganımızla vatandaşımızın yanında olacağız. Özellikle turizm adına neler yapılmış-yapılmamış ve ildeki turizmin gelişmesini engelleyen ne var? Bunları bir Çalıştay yaparak gözler önüne sereceğiz. Artvin kendini zorlayan bir şehir. Artvin’de öyle bir gizli güç var ki; Artvin’e geri çekiyor. Geçtiğimiz yıl 300 bin turist gelmiş. Artvin’in nüfusu kayıtlardaki 170 bin. Turizmde şöyle bir düşünce vardır; “Bir il turizmle nüfusunu aşarsa bu il turizm kentidir” denir. Bu böyle olmasına rağmen bir kesim önüne setler koyarak turizmin gelişmesine engel oluyorlar. İşte bu noktadan hareketle ARDEF olarak akademik düzeyde çalıştay yaparak masaya yatıracağız. Artvin’deki yatırımları da gün yüzüne çıkartacağız. Birçok yatırımı kimse bilmiyor. Bunları da anlatacağız. Artvinli enteresan biçimde kendi içinde kavgayı sürdürüyor. Soğuk savaşla birlikte bir ümitsizlik ve belirsizlik hüküm sürüyor Artvin’de. Biz bu belirsizliği ortaya çıkartacağız. Öngördüğüm ve isteğim, Artvin’de ikinci bir üniversitenin olması. Turizm olmazsa olmazı Artvin’in.

Artvin’de iyi şeyler olmuyor mu?

Artvin’de her yere yol yapılıyor. Yollarla gidilmeyen, içinde araçla gezilmeyen köy kalmadı. Yetkililer bunun hizmet olduğunu söylüyor. Sağ olsunlar ama yaylalara, her gidilmeyen yere, içilen suların kaynaklarına ulaşılsın diye yapılan yolların doğaya zarar verdiğini görmüyor muyuz! Çevreyi bozduğumuzu, kirlettiğimiz yerleri görüyoruz. Betonlaşmaya ne demeli? İnsanlarımız ahşap yapıların kıymetini bilmiyor. Şavşat’ın dışıdaki yerler çarpık yapılaşma ile karşı karşıya. Öte yandan HES’lere, Taş Oacakları yapılmasına göz yumuyoruz. Madencilik faaliyetleri Artvin’in her yerinde devam ediyor. Bu doğru mu? ARDEF tüm bu sorunlara çözüm bulacak, tartışacak, bilimsel olarak ortaya koyacak çalışmaları sizlerle paylaşacak.

ARDEF kendi içinde çok seslilikten sıkıntılı bir süreç yaşadı. Başkanlığınızdaki yönetim anlayışı bunu biraz çözdü sanırım. Birlik beraberlik içinde çalışmalarınız sürüyor.

STK olarak Artvinlileri temsil etme noktasına geldiniz mi?

Toparlanma süreci hala devam ediyor. İçimizde demokrasiyi yaşamaya çalışıyoruz. Yine içimizde çok seslilik var. Bu demokratik sınırlar içinde sürüyor. Şu anda içimizde yönetim kurulu olarak güzel bir ortam var. Biz İstanbul’daki STK’ların bir çatı altında, yaklaşım biçimimiz, edindiğimiz diyaloglarla toparlanma noktası olacağımıza inanıyoruz. Federasyonlar bir araya gelirsek, “Bir çatı altında bir araya gelmeyi” kabul ederiz. Büyüklerimiz bir şekilde bunun için uğraşıyorlar ama net sonuca gidemiyoruz. Aslında birilerine bu birliktelik için ihtiyaç yok. Bu birlikteliği hangi çatı altında yapacaksak yapalım, Federasyonlar yapmalı. Çok önemlidir. Tek çatı olursak büyük bir güç oluruz. Bu güçle çözemeyeceğimiz sorun kalmaz. Bunun için ARDEF olarak çalışacağız.

Bunu isterseniz yaparsınız diye düşünüyorum. Yönetim toplantılarınızda, STK ilişkilerinizde demokratik bir yol izliyorsunuz. Hizmet noktasında başka amacınız var mı?

Her şey kısmet. Öyle büyük bir hedefim yok. Ekibimiz, hemşehrilerimiz, çevremiz bizi bir yerlere layık görürlerse de, bir emir eri düşüncesiyle verilen görevi yaparım.

HES Maden, Barajlar, Taş Ocakları…

Hiç iyi bakmıyorum Artvin’e. Elimde yetkim olsa, köylerin en ücra köşelerine yollar yapmazdım. Barajları yaparken elli kere düşünürdüm. HES’i düşünmezdim bile. Diyeceksiniz ki ülkemizin bunlara ihtiyacı var. Evet var ama projeler ve uygulama şekilleri yanlış. Yanlış insanlar bunu yapıyor. Devletin yaptığına, yapacağına sesimiz çıkmaz, konuşmazdık bile. Artvin şartlarında düşünmek gerekir. Evet Artvin’de maden var. İnsanlara zarar vermeden, çevreye zarar vermeden nasıl çıkartılacak? Her kafadan ayrı ayrı sesler çıkıyor. Kim ne için istiyor, ya da istemiyor bilmiyoruz. Ülkemiz için olmazsa olmaz ise; doğru yapılmalı. Çocuklarımız bizi iyi ansınlar. Çocukluğumdaki doğayı şimdi göremiyorum, üzülüyor kahroluyorum. 50 yıl sonra çocuklarımız neyle karşılaşacak? Bize kızmayacaklar mı? En zor varlık önce insan, sonra doğa. Bir ağacın büyümesi 100 yıl, kesilmesi 10 dakika! Bir ağacı aynı yerine koymak için 100 yıla ihtiyacınız var. Daha reel olalım. Acı bir gerçek; Madenden daha ağır tehlikeler var. Barajlar nedeniyle iklim bozuldu, yapılaşma tehlikesi, köylerde sağlıksız insan arttı, yaylalarımızın düzeni bozuldu. Kaçınılmaz sona doğru gidiyoruz. Memleketimi, ülkemi, doğa dostu herkesi seviyorum. Artvin’e sahip çıkmaya davet ediyorum.

Son söz…

Kafanızın arkasında başka bir hesap, önünde başka bir hesap olmamalı. Maalesef birçok yöneticide bunu görüyoruz. Bir yere gelebilmek için çeşitli yollara başvuran kişileri görüyoruz. Şahsen ben böyle insanlardan uzak durmaya çalışıyorum. Hiç hoş değil. İnsan bir hedef uğruna kendi çizgisini bozmamalı. Kayıtsız herkesi seviyoruz, saygılıyız. Herkes değerli ve önemli. Ömrümüz vefa verdiği sürece hayatımıza devam edeceğiz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir